Simurg, mistik anlatımı ve derin sembolizmiyle kadim Doğu kültürünün en güçlü figürlerinden biri olan Zümrüd-ü Anka’yı, zarif bir tasarım anlayışıyla sunar.
Simurg; Batı mitolojisinde Phoenix olarak bilinen, küllerinden yeniden doğan efsanevi kuştur. Ancak Doğu anlatılarında Simurg, yalnızca ölümsüzlüğün değil; hakikate yolculuğun, arınmanın ve benliği keşfetmenin sembolüdür.
Efsaneye göre kuşlar, Simurg’un varlığını kanıtlayan bir tüy bulur ve onu aramak üzere Kaf Dağı’na doğru yola çıkar. Bu yolculuk, yedi zorlu vadiden geçmeyi gerektirir:
İstek, Aşk, Marifet, İstisna, Tevhid, Şaşkınlık ve Yokoluş.
Her vadi bir arınma sürecidir. Dünyevi tutkulara kapılanlar, korkularına yenilenler ya da zaaflarına teslim olanlar yolda kalır. Nihayet Kaf Dağı’na yalnızca otuz kuş ulaşabilir.
Ve orada hakikati öğrenirler:
Farsça “si” otuz, “murg” kuş demektir.
Simurg, otuz kuştur.
Aradıkları varlık kendileridir.
Her biri Simurg’dur.
Bu anlatı; birliğin, öz benliğin ve içsel dönüşümün sembolüdür. Simurg’un bilgi ağacında yaşadığı, bereket getirdiği ve dünya ile göğü birleştirdiğine inanılır. Efsanelerde bakır renkli tüyleriyle tasvir edilir; gözyaşlarının şifalı, kanatlarının iyileştirici olduğuna inanılır.
Simurg, bu derin sembolizmi güçlü bir tasarım diliyle yorumlar. Masif kare form, esere dengeli ve zamansız bir karakter kazandırır. Hem koleksiyon değeri taşıyan hem de anlam yüklü bir sunum objesi olarak öne çıkar.
Ebat: 19 × 19 × 7 cm
Sunum: Ürün, kendi özel ahşap kutusu içerisinde sunulmaktadır.