Okçu, Türk askerî ve kültürel tarihinde ok ve yayın taşıdığı derin anlamı merkezine alan, yüksek sanatsal ve koleksiyon değeri taşıyan bir rölyef çalışmasıdır. Türklerde ok ve yay geleneği, Orta Asya bozkırlarından Osmanlı sarayına kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir. Türklerin İslâmiyet’i kabul etmeleriyle birlikte ok, yalnızca bir savaş aracı olmaktan çıkmış; dinî ve manevi bir değer kazanarak kılıç gibi kutsal kabul edilmiş, üzerine yemin edilen bir sembole dönüşmüştür.
Osmanlı Devleti Kara Kuvvetleri olan Ordu-yu Hümâyun bünyesinde ok, uzun süre temel silahlar arasında yer almış; orduda okçular (tirendazlar ya da kemankeşler) özel bir sınıf olarak varlık göstermiştir. Okun savaş alanlarında etkin bir silah olarak kullanılmasından vazgeçilmesinin ardından dahi, Osmanlı padişahları ok talimi ve meşkine büyük ilgi göstermiş, okçuluk bir disiplin, gelenek ve zarafet sanatı olarak yaşamaya devam etmiştir.
Bu eser, rölyef yüzeyin gravür detaylarıyla zenginleştirilmesiyle oluşturulmuş olup, sentetik polimer zemin üzerine bronz kaplama tekniğiyle üretilmiştir. Her bir model 600 adetle sınırlı olarak hazırlanmış, tasarım tescili alınmış ve sertifikasıyla birlikte sunulmaktadır. Çalışma, yaklaşık 600 yıl hüküm sürmüş Osmanlı İmparatorluğu’nun askerî ihtişamına ve okçuluk kültürüne güçlü bir görsel gönderme niteliği taşır.
Archer is a high-value collectible relief artwork focusing on the profound cultural and military significance of archery in Turkish history. The tradition of bow and arrow among Turks dates back to ancient times, extending from the Central Asian steppes to the Ottoman court. Following the acceptance of Islam, the arrow gained a religious and symbolic meaning, becoming a sacred object—much like the sword—upon which oaths were sworn.
Within the Ordu-yu Hümâyun, the land forces of the Ottoman Empire, the arrow held a crucial role as a primary weapon for centuries. Specialized archers known as tirendazlar or kemankeşler formed an essential class within the army. Even after the bow ceased to be actively used in warfare, Ottoman sultans continued to practice and train in archery, preserving it as a discipline of skill, tradition, and refinement.
This artwork is created by enriching a relief surface with engraved details and produced using bronze plating on a synthetic polymer base. Each model is issued in a limited edition of 600 pieces, accompanied by an official certificate and protected by design registration. The composition serves as a strong visual reference to the military heritage and archery culture of the Ottoman Empire, which ruled for nearly six centuries.
Ebat: 70,5 × 47,5 × 4 cm
Sunum: Kendi özel ahşap kutusu içerisinde
Bu ürün T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, Telif Hakları Genel Müdürlüğü, Güzel Sanat Eserlerine İlişkin Kayıtlarla belgelendirilmiştir. İzinsiz olarak kopyalanamaz, sergilenemez ve kullanılamaz.